kizilay_banner_728X090

Mevsimlik gazeteciler


Aykut IŞIKLAR

Bugün mütevazı köşemi, gerçek gazeteci Emin Varol’un bazı günümüz gazetecileri hakkındaki düşüncesine ayırdım. Yarası olan gocunsun.

Emin Varol, Ankara’da pek çok gazete ve TV’nin TBMM muhabiri ve temsilcisiydi. Son yıllarda Brüksel’de Avrupa Birliği’nde muhabirlik yaptı. Bir yıldır TVem’in Ankara temsilcisi. Yazısının noktasına dokunmadım. ‘Mevsimlik gazeteciler’ başlıklı yazısını lütfen dikkatli okuyup, iyi düşününün:

“Ekşi Sözlük, ‘Mevsimlik işçi’ kelimesini şöyle tarif ediyor: ‘Bir mevsim süresince çalıştırılmak üzere kiralanan işçi…

’ Bunlara, belli sürelerde görev yaptırılır. Patrona çalışırlar. Bir dönem ortaya çıkar, görevlerini yapar ve kaybolurlar. Hayatları boyunca kadrolu olamazlar. Kadroya da alınmazlar. Yeterlilikleri yoktur. Onların mevsimlik oldukları bilinir ve öyle kullanılırlar.

İşte bu mevsimlikler, uzun süredir bizim sektörde, yani medya sektöründe de boy gösteriyorlar. Ben bunlara, ‘mevsimlik gazeteci’ ve ‘mevsimlik yazar’ diyorum. Gazetecilikle hiçbir ilgileri yoktur. Yıllarını bu mesleğe vermemişlerdir. Gazeteciliğin temeli olan ‘muhabirlik’ nedir bilmezler. Yapmamışlardır da… Polis-adliye, siyasi partiler-Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, magazin, parlamento muhabirlikleri desen, bön bön yüzüne bakarlar… Boynunda fotoğraf makinesi, cebinde objektifler, not defteri ve kalemlerle, haftalarca ailesinin yüzünü görmeden, evinden uzak Türkiye’nin her tarafında kan-ter içinde kamu görevi yapmamışlardır. Muhasebeden aldığı iş avanslarını, hep açık verdiği için üç kuruş maaşından kapatmamışlardır. Çok sevdikleri ve yıllarını verdikleri GAZETECİLİK mesleğini sürdürmek için aylarca maaş almadan çalışmamışlar, evlerine ekmek götürebilmek için boğazlarına kadar borca girmemişlerdir. Bunlar, mevsimleri geldiği zaman işe alınırlar belli bir süre görev yaparlar.

Mevsim sonbahara dönüyor

Patrona çalışırlar. Bir süre için muteberdirler. İtibar görürler, ihaleler alırlar, iyi para kazanırlar… İyi bağırıp çağırdıkları ve sahipleri için iyi havladıkları için kamuoyunun önüne çıkartılırlar, parlatılırlar… Gazetecilik konusunda mangalda kül bırakmazlar. Uluslararası gazetecilikten söz eder. Ancak yurtdışına sürekli, ‘her şey dahil’ sistemiyle giderler. Yorum yapmazlar, perde arkası yazamazlar, gezide neler olduklarını aktaramazlar. Aksi halde ‘her şey dahil’ sistemi ‘yerimiz yok’ haline dönüşebilir. Onlar, yani ‘mevsimlik gazeteci’ ve ‘mevsimlik yazarlar’, son günlerde artan bir salya-sümük salgısıyla görevlerini yapıyor. Gerçek gazetecileri ölümle bile tehdit edebiliyorlar… Bu hale geldiler… Ancak, unutmasınlar ki mevsim, sonbahara dönüyor. Görevlerini tamamlayan mevsimliklere yol görünüyor. Mevsimlik oldukları için kadroya giremeyecekler. İstenilen evrakı tamamlayamadılar. Gerçek gazeteci ve yazarların oluşturduğu cemiyetlerde yeterlilikleri yoktur. Ücretlerini alarak, çok zarar verdikleri bu sektörden ayrılacaklar. Gitmeden önce tavsiyem olsun; giderayak etrafınıza bir bakın. Kadrolular halen bu meslekte. Yıllarını bu mesleğe adamış ve büyük bir aşkla, kamu görevi yapmaya devam eden bu isimleri göreceksiniz. Uğurlar olsun…”

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1767